Sessizim

Sessizliğin Büyüsü



Sen İstanbul olsaydın;
Ben, sende konacak bir dal bulamayan martı gibi çığlık çığlığa atardım kendimi denizlere!
Sen İstanbul olsaydın...
Sen İstanbul olsaydın, aşka doğru...
Bürünüp sevda rengine, dursaydın gurubun önünde akşam vakitlerinde.
Ve ben... Bense bir güneş gibi yakmaya gelirken seni; saplansaydım kirpiklerine, tam kalbimden...
Düşseydim ufkuna, kan-revan içinde!..

Sen İstanbul olsaydın, ve sorsaydın halimi kanatsız güvercinlere!
Sen İstanbul olsaydın;
Ve zindânım olsaydın!..

Sen İstanbul olsaydın;
Saçların, Ekimin yirmialtısındaki çınar yaprakları tonunda...Ve gözlerin Marmara Denizi renginde olurdu, değil mi?
Ve sen İstanbul olsaydın;
Bir pembe ibrişim gibi akardın gönlüme doğru.
Değil mi?..

Sen İstanbul olsaydın;
Henüz gözden deryalar, güllerden kan damlamadan!..
Ve bilip dağlardan kalyonlar geçireceğimi; önüme surlar dikmeden ve yoluma zincirler çekmeden...
O ilk... Altından güllem, düştüğünde tam kalbinin üstüne, açardın bana kapılarını, değil mi;
Sen İstanbul olsaydın?..

Sen İstanbul olsaydın;
Bir beyaz güvercinin, şahbazdan korkuşu gibi ürkerdin benden...

Sen, İstanbul olsaydın...
Ama sorsaydın halimi de, kanatsız güvercinlerden!

Sen İstanbul olsaydın;
Ve zindânım olsaydın!..

MUAMMER ERKUL

Aldanı - Aldatı

9/12/2008






Benim düşlerimin içinde
O uyuyordu,duyuyordum.
Ben bir uykusunda onun,
Bir düş'ünde bulundum...
Uyuyordu,duyuyordu,
Avundum.



Benim düşlerimin içinde
O uyumuyordu,biliyordum.
Ben ne bir uykusunda onun,
Ne de bir düş'ünde bulundum...
Bulunsaydım,
Vururdum....
 

                                                               Özdemir ASAF...

Sessizlik

4/11/2008




Korkunun parmakları uzandı boğazıma
Parçalandı bir anda ruhumun yelkenleri
Son mutluluk sesleri inince kulağıma
Kapladı her tarafı sessizlik dikenleri

Dört mevsimi bir arada yaşadım ve ürperdim
Oynadım bu çileli oyunda son rolümü
Her adımda bir korkunç âkibeti bekledim
Her adımda seyrettim yeniden öldüğümü

Çaresiz, duyulmaya başladı vuruşları
Gözlerimin önüne serilince yüreğim
Kanatlandı semaya sessizliğin kuşları
Anladım; sessizliğe ben de gömüleceğim



Nurullah Genç                                             

Gurbetimde sensin,
Vuslatım da sen.
Gidişim sanadır,
Dönüşüm sana.
Anlasana!

Sözümde sensin,
Özüm de sen.
Söylediğim sanadır,
Söyleyemediğim sana.
Anlasana!

Ateşimde sensin,
Közüm de sen.
Yangınım sanadır,
Yandığım sana.
Anlasana!

Yazanda sensin,
Yazdıran da sen.
Hikâyem sanadır,
Şiirim sana.
Anlasana!

Ey gözlerine şiirler yazdığım,
Nazlı güzel
Anlasaydın,
Ağlardın.
Ve emin ol
AĞLASAYDIN,
ANLARDIN...

Anmak Unutmak

26/10/2008

İki tür nokta var
Biri önüne ve ardına bakar,
Biri ardına bakmaz,
Ardını noktalar.



 Özdemir ASAF...